Çarşamba, Mayıs 27
Shadow

HDD ler neden tam boyut değil ?

Eğer 200 GB’lık sabit diskinizin Windows altında neden 186 GB olarak göründüğünü bir kez merak ettiyseniz, siz de bu olgudan payınıza düşeni almışsınız demektir. Ancak sabit disk üreticilerinin cihazların paketlerine hatalı bilgi yazdıklarını düşünmek yanlış . Genellikle hem Windows’un hem de üreticilerin haklı olmaları ile sonuçlanan bu sorun, aslında tamamen kullanılan hesaplama yöntemleri ile ilgili. bir depolama cihazı alırken üzerinde ne kadar veri saklayabileceğinizi öğrenmek için mutlaka hesap yapmalısınız. Sabit disk üreticileri cihazların kapasitesini tamamen fiziksel değerleri kullanarak hesaplıyorlar. Buna göre, bir 1.000.000.000 Byte yani kısaca 1.0003 Byte’a geliyor. Ancak Microsoft bir yazılım üreticisi için bir 1.073.741.824 Byte yani kısaca 1.0243 Byte anlamına gelir.
Üreticiler için 1GB=1.000.000.000 byte
Yazılım tabanında 1GB=1.073.741.824 byte Bunun nedeni ise dijital teknolojideki (hafıza yapıtaşlarının adreslenmesi gibi) birçok işlemin ikilik sayı sisteminde gerçekleşmesi ve 1.024’lük sistemin (1×210 Byte = 1.024 Byte = 1 KByte) ortaya çıkmasıdır. Ancak işletim sistemi dosyalarından MP3’ kadar hemen hemen tüm dosyaların 1.024’lük sistemde saklanmasına ve buna göre oluşturulmasına rağmen, bir sabit disk satılırken her zaman en son işlem göz önünde bulundurulur.

Yani, bir sabit diskin veya DVD medyanın aslında ne kadar saklama kapasitesine sahip olduğunu tespit etmek için kapasiteyi gösteren Gigabyte değerini, 1.0003 : 1.0243 = 0,9313 olduğu için yaklaşık olarak 0,93 ile çarpmalısınız. Buna göre 200 GB’lık kapasiteyi 0,93 ile çarpacak olursanız 186 GB, yani olarak Windows’un disk yöneticisinin gösterdiği kapasite değerini elde edebilirsiniz.

Kapasite aslında cinsinden ölçülür Geçmişe dönüldüğünde ise bu kafa karıştırma oyunundaki suçlunun, ikilik sistemi kullanmayı inatla reddeden sabit disk üreticileri olduğu görülüyor. Rakamlar eskiden pazarlama konusunda daha etkiliydi. Diğer taraftan seneler önce ikilik sistem için ayırt edici olarak Gigabyte yerine Gibibyte (GiB) terimi kullanılıyordu. Buna göre 700 Megabyte büyüklüğündeki bir program gerçekte 700 Mebibyte (MiB) büyüklüğüne denk geliyordu. Ancak bu terimler, programlar ve dosyalar yanlışlıkla Giga, Mega ve Kilobyte olarak boyutlandırıldıkları için yazılım pazarında kendine yer edinemedi. Bu oyundaki tek kazanan ise daha yüksek Gigabyte değerlerinin büyük bir avantaj sağladığı sabit disk ve medya üreticileri oldu. Son birkaç yıla kadar sabit diskler ve optik medyaların boyutları maksimum birkaç yüz Megabyte ile sınırlıyken, Mega ve Mebibyte arasındaki fark çok küçüktü ve bu nedenle rahatlıkla göz ardı edilebiliyordu. Ancak sabit disklerinin kapasitelerinin 500 GB sınırını zorladığı bugünlerde, ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.

Örneğin, Hitachi’nin 500 GB’lık modeli Deskstar 7K500 aslında maksimum 465,8 Gibibyte’lık bir veri saklama kapasitesine sahip. Ancak sadece 100 GByte’lık bir sabit diskte bile Windows 10 Gibibyte kadar daha düşük bir kapasite gösteriyor (Bk. “Diskinizin kapasitesi aslında ne kadar?”). Sabit disk kapasiteleri Terabyte sınırını geçtiğinde söz konusu fark, üreticilerin bir daha “Tebibyte” değerini cihazların üzerine yazamayacakları kadar büyük olacak. Disk kapasiteleri çok farklı olabiliyor Söz konusu 0,9313 dönüştürme faktörü şu ana kadar kullanılabilecek gerçek disk kapasitesini verebiliyordu, ancak bizim ölçtüğümüz değerler kalite farklarından veya üreticilerin yapıya bağlı farklarından ötürü değişiklik gösterebiliyor. Bazı üreticiler diskin bir kısmını Firmware için ayırıyorlar. Ama bu göz ardı edilebilecek kadar küçük bir alan tutuyor. Ayrıca bazen sabit diskin söylenen fiziksel boyutlara ulaşamadığı da oluyor. Örneğin, her biri 133 GByte (133 GB x 3: 399 GB) kapasiteye sahip üç veri diski içeren bir model 400 GByte’lık bir sabit disk olarak piyasaya sunulabiliyor.

Üreticiden üreticiye değişen bu farkı n boyutları ise azımsanacak gibi değil. Örneğin, Western Digital’ın 250 GB’lık WD2500BB modeli 245,1 Gibibyte kapasitesine ulaşırken, Samsung’un aynı büyüklükteki SP2513N modeli maksimum 227,5 Gibibyte veri saklayabiliyor. Buna karşılık Seagate’in 200 GByte kapasiteli SATA 7200.7 sabit disk modeli ise tamı tamına 200 Gibibyte veri saklama kapasitesine sahip. Daha önce de söylediğimiz gibi, bu durum tabii ki sabit disk sektörü için bir istisnadan ibaret. Yukarıda bahsettiğimiz rakamlar ister PC ister DVD yazıcı veya MP3 oynatıcı olsun tüm sabit diskler için geçerli. DVD diskler için de bu tür bir hesaplama sorunu var ancak bunların gerçek veri saklama kapasiteleri üreticiden üreticiye değişiklik göstermiyor. Normalde 4,7 GByte büyüklüğündeki bir DVDR, maksimum 4,37 Gibibyte veri saklama kapasitesine sahip. Çift katmanlı DVD R9 (DL) diskleri ise üzerinde 8,5 GByte yazmasına rağmen ancak 7,91 Gibibyte veri saklayabiliyorlar. Kullanılabilir disk alanını belirleyen etkilenler Veri saklama ortamı üzerinde kullanılan dosya sistemi de kapasitenin üzerinde yazana kıyasla daha az olmasına yol açıyor. Buradaki sorumlu ise küme (cluster) büyüklüğüne göre farklılık gösteren veri kesiti. Küme (veya blok), bir sabit disk üzerindeki verilerin içerisine kaydedildiği en küçük saklama birimidir ve bir dosya kaydedildiğinde son bloğun tamamen dolu olup olmadığı göz önünde bulundurulmadan yeterli sayıda küme içerisinde saklanır. FAT16 gibi eski bir dosya sisteminde küme boyutu çok büyük olduğu için, daha büyük bir kesite ve dolayısıyla da daha çok kullanılamayan disk alanı ortaya çıkmasına neden olur. Modern NTFS dosya sisteminin (sadece Windows için) blok büyüklüğü ise sadece 4 KB’tır. FAT32 dosya sistemi FAT16’ya kıyasla daha yeni olduğu ve NTFS’den farklı olarak hemen tüm işletim sistemleri tarafından okunabildiği için birçok modern sürücü bu dosya sistemi ile biçimlendirilmiştir.

Büyüklüğü 8 GB’tan küçük olan diskler için FAT32 ile NTFS dosya sistemlerinin blok boyutları arasında bir fark yok. NTFS biçimlendirmesi, disk bölümü büyüdükçe kesit boyutunu düşürür ki bu, sabit disk kapasitelerinin 500 GB sınırları nı zorladığını göz önünde bulundurduğumuzda göz ardı edilemeyecek bir faktör. DVD yazarken kullanılan dosya sistemi ise (örneğin, ISO 9660, UDF) lazerin fiziksel yazma işlemi her zaman aynı olduğu için veri saklama kapasitesinde farka neden olmuyor. Ancak istisnai olarak bir DVD’ye birden fazla seferde veri yazılırsa (Multisession) her bir yazma sırasında yeni oturum bilgileri de diske kaydedileceği için daha fazla alan kaybına yol açıyor. Hafıza kartlarının büyüklükleri gerçek Hafıza kartlarında söz konusu nominal ve gerçek kapasite değerleri arasında şu ana kadar bir fark gözlemleyemedik. Bu durum, hafıza kartı bloklarının ikilik sistemi temel almaması ve birçok USB hafıza ile hafıza kartında rezerve blokların kullanılmasından kaynaklanıyor olabilir. Buna göre 512 MB büyüklüğ ündeki bir USB belleğin gerçekten de 512 Mebibyte kapasitesinde olması ihtimali ise çok yüksek. Hafıza kartları genellikle FAT32 dosya sistemi ile biçimlendiriliyor. Eğer hâlâ FAT16 dosya sistemini kullanan bir USB belleğe sahipseniz, FAT16’nın çok büyük hafıza blokları çok fazla kayba neden olduğu için, bir an önce FAT32 kullanarak biçimlendirmelisiniz. Çünkü kaba bir hesapla, 4 GB’lık bir disk üzerinde FAT 16 ile FAT32 dosya sistemi arasında yaklaşık olarak 100 MB’lık bir fark vardır

Kaynak : Meslektaşım Sayın Sercan Eren e bu makalesinden dolayı teşekkür ederim. http://www.sercaneren.com.tr/Post/6/…ut-degil-.

1 Comment

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.